Dünyamız teknolojinin tavan yaptığı ve daha çok şaşıracağımız 21.yy. dünyası, yani teknolojiyi fark eden, dijital dönüşüm yetkinliklerine sahip olanların yeni dünyası.

Bu yeni dünyanın kendince bir dili var. Ve özellikle firma olarak bu dalgalarda sörf yapacaksanız bunu bilmemiz iyi olur, yoksa dibi boylama ihtimaliniz çok yüksek.

Teknoloji okuryazarlığı nedir, dijital yetkinlik nedir? Buna yeterli olmadığınızı düşünüyorsanız ne yapabilirsiniz? Hepsi bu yazımızda.

Teknoloji Okuryazarlığı

Bugün, okuryazarlık kavramının içeriğine baktığımızda görsel, elektronik, dijital anlatım ve iletişim biçimlerini içerdiğini görebiliriz. Modern anlamda okuryazarlık teknolojiye ve kültüre bağlı olduğu için okuryazar olma yeteneği de geniş bir alanı işaret etmektedir.

Okuryazarlık okuma ve yazma uygulamaları olarak algılanmaktadır. Dijital teknolojilerin artan rolü ile okuryazarlık, geniş çaplı basılı metinlere-içeriğe erişme, bu içeriği yorumlama ve üretme gücü olarak değişmiştir. Değişen sosyal bağlamlarda ve değişken sosyal koşullarda yeniden tanımlanan birçok farklı okuryazarlık türünden söz edilmektedir.

Teknoloji her yeni gün gelişirken toplumlarla olan ilişkisini de geliştiriyor. Teknoloji okuryazarlığı da işte bu gelişim doğrultusunda genel olarak hem teknolojinin hem de toplumla teknoloji arasındaki ilişkinin birey tarafından fark edilmesi ve teknolojinin öneminin bilinmesi ve kullanılması, bu süreçte ortaya çıkan sorunların algılanması yetilerinin bütünü olarak tanımlanıyor. Diğer bir ifadeyle teknoloji okuryazarlığı, kişilerin bilgi ve iletişim teknolojilerini, hayatlarının farklı alanlarında ve başkalarıyla kurdukları iletişimde kullanması için sahip olması gereken vasıflar toplamıdır.

Teknoloji okuryazarlığını üç ana başlık altında incelemek mümkündür: bilgisayar okuryazarlığı, ağ okuryazarlığı ve dijital okuryazarlık

• Genellikle bilgi okuryazarlığıyla karıştırılan bilgisayar okuryazarlığı, bilgisayarları ve ilgili yazılımları aktif bir şekilde kullanma yeteneğini ifade eden bir kavramdır. Bu doğrultuda bilgisayar okuryazarlığı, bilgi okuryazarlığının birincil ögesi olarak onun altında yer alır.

• Kimi kaynaklarda internet okuryazarlığı, kimilerinde ise web okuryazarlığı olarak geçen ağ okuryazarlığı ise ağ ortamında bir bilgiye ulaşma ve o bilgiyi kullanma adına lazım olan becerilerin tamamını ifade eder. Ağ okuryazarlığı hem bilgisayar okuryazarlığının hem de bilgi okuryazarlığının ön şartıdır.

• Dijital okuryazarlık da ağ bilgisayar kaynaklarına ulaşmak ile bu kaynaklardaki bilgiyi kullanmak için gerekli becerileri açıklayan kavramdır.

Medya Okur Yazarlığı

Medya okuryazarlığı da bu okuryazarlık türleri içerisinde son yıllarda üzerinde en çok tartışılanlardan biri olarak dikkat çekmektedir.

Burada özellikle dijital okuryazarlık kavramı ile yakın bir tanımlamaya sahip olması dolayısıyla medya okuryazarlığı kavramından kısaca bahsetmek gerekir.

Dijital teknolojilerinin henüz toplum yaşamında bu denli yaygın kullanılmadığı dönemlerde, geleneksel medya (gazete, dergi, televizyon vd.) içeriğini okuma, anlama, yorumlama ve bu medya içeriğini üretme yeteneğini açıklamak için kullanılan “medya okuryazarlığı” kavramı, zamanla yeni medya olarak adlandırdığımız internet medya içeriğinin de aynı şekilde değerlendirilme sürecini aktaran “dijital okuryazarlık” kavramıyla birlikte açıklanmaya başlamıştır.

Okuryazarlık yeteneğinin farklı kategoriler ve başlıklar altında değerlendirildiği günümüzde dijital okuryazarlık, yeni medya kapsamı içerisinde yer alan sosyal medya içeriği de dahil olmak üzere, dijital ortamdaki tüm içeriğin okunup, yorumlanmasını ve bu ortama dair içeriğin üretilmesini de kapsayan geniş bir anlamlandırmaya yönelik olarak değerlendirilmelidir.Bawden (2001) okuryazarlık kavramına ilişkin bazıları eş anlamlı olarak da kullanılan farklı kavramlardan söz etmiş ve bunları altı başlık altında listelemiştir:

• Dijital okuryazarlık (dijital bilgi okuryazarlığı)
• Bilgi okuryazarlığı
• Bilgisayar okuryazarlığı (elektronik bilgi okuryazarlığı)
• Kütüphane okuryazarlığı
• Medya okuryazarlığı
• Ağ okuryazarlığı (internet okuryazarlığı)

Neden İyi Bir Dijital Medya Okuryazarı Olunmalı?

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

İnternette çok sayıda bilgi kaynağı var ve bilgi çok kolay ve hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Bunlar arasından doğru ve objektif bilgiye ulaşabilmek önemli.

Örneğin Emoji’ler anlatmak istediklerimizi paylaşmak için kullandığımız semboller arasında.

Dijital medyanın çoklu ortam (multimedya) özelliği sayesinde bilgi artık yazının yanı sıra fotoğraf, video, animasyon, grafik, ses gibi farklı araçlar bir arada kullanılarak aktarılabiliyor.

Dijital medya insanlara var olan içeriğin hem kullanıcısı hem de üreticisi olma imkânı sağlıyor. Bu sayede tek taraflı bir bilgi aktarımı yerine kullanıcılar bilgi paylaşım sürecine aktif olarak katılabiliyor. Bu süreçlerde sorgulayıcı, üretken ve yenilikçi yaklaşımlar geliştirilebilmesi iyi bir dijital medya okuryazarı olmayı gerektiriyor.

Farklı teknolojiler yardımıyla interneti güvenli bir şekilde kullanmak, bilgi yığınları içerisinden doğru bilgiyi seçebilmek için bireylerin dijital okuryazarlık yeteneğine sahip olması beklenmektedir. Aksi bir durumda internet vasıtasıyla bilginin hızlı bir şekilde yayılması bireyler ve toplumlar için yanıltıcı sonuçlar ortaya çıkartacaktır.

İnternet risklerinin oluşmasında etkin bir rolü bulunan yanıltıcı bilginin yayılımı, dijital okuryazarlığın önemini de artırmaktadır. Dijital ortam kullanıcılarının sahip oldukları yeteneği tanımlayan dijital okuryazarlık aynı zamanda bu ortamda bilginin üretilmesi sürecine de katkıda bulunacaktır.

Dünya’da ve Türkiye’de Dijital Okuryazarlık

Dijital okuryazarlığa ilişkin dünyada son zamanlarda yapılan araştırmalar incelendiğinde farklı bakış açılarından yola çıkan farklı yaklaşımlar dikkat çekmektedir.

Bu yaklaşımlar özellikle akademik anlamda, okuryazarlığın nasıl uygulandığı konusundaki çeşitli düşünce tarzlarını temsil etmektedir.

Meyers ve arkadaşları (2013) bu yaklaşımları üç başlık altında incelemiştir:

• Bilgi çağı becerilerinin edinimi olarak dijital okuryazarlık: Bu yaklaşıma göre dijital okuryazarlık, dijital bilgi sistemlerinin kullanıcıları tarafından ifade edilen bir dizi davranışı temsil etmektedir. Yaklaşımda, özellikle batı toplumlarında bilgisayarların ve dijital cihazların kullanımına ilişkin bir yetenekten söz edilmektedir.

• Zihinsel alışkanlıkların görünümü olarak dijital okuryazarlık: Bu yaklaşımda soyut zihinsel modellerin dijital içeriği içeren etkinliklere uygulanması vurgulanmaktadır. Bireylerin zihinlerindeki bilgileri dijital süreçlerle birlikte nasıl işlediğine odaklanmaktadır.

• Dijital kültür ve uygulamalarda etkileşim olarak dijital okuryazarlık: Üçüncü yaklaşımda dijital okuryazarlık belirli bir bağlamda dijital araçlara ve medyaya yönelik bir dizi uygulamaya katılımda etkin bir araç olarak görülür. Bu uygulamalar toplumsal anlamda inşa edilmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından “Bilgi Toplumu İstatistikleri” başlığı altında yapılan araştırmanın 2018 yılı sonuçlarına göre, Türkiye’de bilgisayar kullanımı %97, internet erişimi %95,3, web sitesi sahipliği %66,1 olarak tespit edilmiştir. Aynı araştırmanın sonuçlarına göre e-devlet kullanım oranı Türkiye’de 329 %45,6 olmuştur (TÜİK, 2018).

Bu araştırma sonuçları dikkate alındığında özellikle bilgisayar kullanımı ve internet erişimi konusunda %90’ın üzerindeki oranlar, Türkiye’nin dijital çağa entegrasyonu konusunda önemli bir bilgiyi sunmaktadır. Yine aynı şekilde %50’ye yakın bir oranda e-devlet kullanımı da kamusal işlemlerin dijital ortamda yapılması konusunda giderek artan bir oranı işaret etmektedir.

Dünya’nın büyük bir kesiminde olduğu gibi Türkiye’de de özellikle çocukların, henüz okul çağına gelmeden internet teknolojileriyle karşılaşmış olması, bu konuda alınması gereken önlemler başta olmak üzere ilgili diğer birçok konuyu gündeme taşımıştır.

Çocuklar gibi gençlerin de internet ortamında geçirdikleri zaman dikkate alındığında özellikle eğitim konusunda gerekli düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.

Türkiye’de de Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların internet kullanımında bilinçli yaklaşımları arttırmak için dijital okuryazarlık konusundaki girişimleri dikkat çekmektedir.

Yalnızca eğitim ve iletişim alanında değil, ekonomik anlamda da çağın gereklerine uygun bir dijitalleşme sürecine geçilmiştir. Dijital globalleşmeye uyum sağlamak için ulusal ekonomilerin de bu sürece dahil olabilecek yetkinliğe ve yeterliliğe sahip olması beklenmektedir (TBV, 2017).

Bu noktada da yine dijital ortamdaki rekabete dahil olma ve farklılık yaratmak için dijital okuryazarlık yeteneğine sahip olunması beklenmektedir.

E-devlet uygulamaları başta olmak üzere, e-imza uygulamaları, bulut bilişim kullanımı, siber güvenlik gibi konularda dijital okuryazarlığın önemi hissedilmektedir.

Dijitalleşme

Dijital, sadece teknolojinin kendisini ifade etmemekle birlikte, teknolojiyi bir araç olarak kullanarak problemlere ve ihtiyaçlara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı, iç ve dış tüm paydaşlara eşsiz deneyimler yaşatmayı ve performans arttırıcı yöntemleri uygulamayı ve çözümler geliştirmeyi çağrıştırmalıdır.

Dijitalleşmeyi Tetikleyen Gerçekleştiriciler

Aşağıdaki  teknolojik gelişmelerin dijital dönüşümü giderek kaçınılmaz kıldığını görmekteyiz:

• Blockchain / Kayıt Zinciri
• Drone / Pilotsuz Uçak
• Internet of Things (IoT) / Nesnelerin İnterneti
• Robotics / Robotik
• 3D Printing / 3 Boyutlu Baskı
• Virtual Reality (VR) / Sanal Gerçeklik
• Augmented Reality (AR) / Arttırılmış Gerçeklik
• Artificial Intelligence (AI) / Yapay Zeka

Bahsi geçen teknolojik gelişmeler sayesinde, finansal kurumların müşterileriyle, paydaşlarıyla ve çalışanlarıyla olan ilişkilerinin yeniden tanımlanacağı, iş modellerinin dönüşeceği ve kaynak ihtiyaçlarının değişeceği varsayılabilir.

Böylece dijitalleşmenin, dijital ekonomiye geçişin sağlanması ile finansal hizmetlerin yaygınlaşması ve finansal kapsayıcılığın artması yolunda, hem kurumların içinde hem de toplum genelinde önemli bir gerçekleştirici olacağını öngörmek yanlış olmayacaktır.

TÜBİSAD Türkiye’nin dijitalleşme notunu açıkladı

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Dijitalleşme Endeksi Raporu”na göre Türkiye’nin dijitalleşme notu 2019’da 5 üzerinden 2,94 iken 2020’de 3,06’ya yükseldi.

Türkiye, endeksin tüm bileşenleri itibariyle geçen seneye kıyasla bir iyileşme göstermiş olsa da uluslararası kıyaslamada dijitalleşmede “ortalama” kategorisinde yer aldı. Raporun değerlendirildiği toplantıda Türkiye’nin önüne açılan yeni fırsatlardan yararlanabilmesi için dijital dönüşüm konusunda hızla mesafe alması gerektiğine dikkat çekildi.

 

Yeni Nesil Dijital Dönüşüm Yetkinlikleri

Teknoloji konusundaki yetkinlik, dijital dünyayla uyum sağlamak için yeterli değildir. Bu doğrultuda çalışanların dijital sorumluluklar üstlenmesi, doğru bilgi edinmesi ve bu bilgileri doğru bir şekilde yönetmesi, paylaşması gereklidir.

Bunun için de gelişmeye ve geliştirmeye yönelik isteğinin, değişimlere hızlı bir şekilde adapte olabilme yeteneğinin  ve değişmeye açık girişimci kimliğinin (merak) olması gerekmektedir. Bu üç temel yetkinlik kadar dijital dönüşüm yetkinliği olarak aşağıdaki maddeler de oldukça önemlidir.

Teknolojik Dünyaya Uyum Sağlamak İçin Bireyler;
• Başarı odaklı olmalıdırlar. Bu doğrultuda hedeflerine ulaşmak için inisiyatif alabilmelidirler.
• Veri bazlı karar alabilmelidirler. Durumları net bir şekilde görüp analiz edebilmeli, bilgileri analiz etme yetkinliğine ulaşmalıdırlar.
• Mevcut ve olası sorunları stratejik bir bakış açısıyla çözüme kavuşturmalıdırlar.
• Yeni iş fırsatlarını geliştirmek için gereksinimleri doğru anlayacak iş zekâsına sahip olmalıdırlar.
• Hedeflerin birliği söz konusuysa başka bireylerle etkileşimli bir şekilde ortak çalışabilmelidirler.
• Dijital teknolojiyi kullanarak başkalarıyla iletişim kurmalı, onları etkilemelidirler.
• Herhangi bir aksilik karşısında pes etmemeli, zihinsel dayanıklıklarını üst seviyeye çıkarmalıdırlar.
• Başkalarına zihinsel koçluk yapacak yeterlilikte olmalıdırlar.

Bu yetkinlikler sektör bazlı uygulanabilen temel yeni nesil dijital dönüşüm yetkinlikleridir. Yeni neslin bu noktalardaki eksikliklerin giderilmesi, liderlerin bu anlamda onlara rol model olması gerekmektedir.

Dijital dönüşüm , herhangi bir strateji olarak hedeflere, mevcut duruma ve dönüşümsel bir yolculuğa mantıklı ve noktaları birleştirecek şekilde nasıl ilerleyeceğine bakan bir dijital dönüşüm stratejisi gerektirir. Şirketlerin, bir dijital dönüşüm stratejisi geliştirebilmeleri ve bilgi, veri, süreçler, ve teknolojiler ile  ilgili alanlarda entegrasyon sağlayabilmeleri için dijital gelişim yol haritası oluşturmalarını gerekmektedir. Gelin New Bilişim Teknolojileri olarak size vereceğimiz danışmanlık ile birlikte bir yol haritası oluşturalım.